20 Nisan 2017 Perşembe

diyet yapmak isteyenler için püf noktaları & ip uçları

Son zamanlarda yediklerime, içtiklerime, günde kaç kalori aldım yok ne kadar yürüdüm az çok dikkat etmeye çalışıyorum bilirsiniz. Diyet yapanlar bilir, sağlıklı bir kahvaltı, güzel geçecek bir günün omurgasıdır, koltuk değneğidir. Ben de böyle güzel ve sağlıklı bir kahvaltı yapmak için kısa bir sabah yürüyüşünün ardından zurna dürüme gittim. Erdal Usta beni yine her zamanki sıcak gülüşüyle karşıladı. İşletmeyi tanıyan bir insan olduğum için çalışanlara selam verdikten sonra spesifik isteklerime yönelik siparişimi verdim. İstediğim şey lavaşı çıtır olana kadar ısıtılmış acılı bir tavuk zurnaydı. Diyet yapanlar bilir, acı yemek metabolizmanızı hızlandıracak ve ondan sonra yediğiniz her şeyin aslında yememişsinizcesine kalorilerinin sayılmamasını sağlayacaktır.

Siparişimi verdikten sonra bahçeye geçtim ve oturdum. Bahçede bir süredir bekledikleri gözlerinden belli olan iki kişi oturuyordu. Ben de bir süre bekledikten sonra içerden bazı sesler yükseldi. "Olm alsanza abilerin siparişniyav" gibi. Aman tanrım, çocukların siparişi daha alınmamıştı. Çocuklar siparişini vermeye başladı ve o naif kelimeler kulağımı doldurdu. Abi bize bi zurnayı ortadan ikiye böl, iki de ayran. VOV ZURNAYI İKİYE BÖLEMEZSİN! Çocuklar birer zurna amatörüydü. İzninizle buna ZURNAMATÖR demek isterim.

zurnamatör yazınca bir şekilde görsel çıkması

Bu beni keyiflendirmişti. Bu çaylaklara ufak bir zurna dersi vermeliydim. Tesadüf eseri o an içeriden Erdal Usta seslendi: "SENİNKİNDE HERŞEY VAR DEMİ" diye. Dedim var abi hepsinden. Acılı. Dedim bi de SİZİN AÇIK AYRANDAN DA YOLLA. Bu demektir ki, ben başka yerlerde de açık ayran içtim, sizin açık ayranın farkını biliyorum, onu tercih ediyorum. Bir kelimeyle farkı farkettirdim. Kısa bir süre sonra zurna dürümüm tüm haşmetiyle geldi. Ortadan ikiye bölünmemiş, zurna özelliğini korur halde. Biraz sonra da çocukların ikiye bölünmüş, artık zurna olma özelliğini kaybetmiş blok flüt dürümleri geldi. E hiç gelmeseydiniz aq o zaman yani. Neyse. Çocukların tekrar geldiğinde doğru sipariş vermesi için hareketlerimi abartarak gösterdim. Çünkü zurna yerken dikkat etmen gereken kurallar var. Dürümün dışındaki kağıdı, yaklaşık üç ısırık alabileceğin kadar soyman lazım. Bu soyma işlemini de kağıdı yatay (kırmızı) eksende yırtıp elinle daireler çizerek (yeşil) yaparsın (fig 1). Kağıdın kalan kısmını ise yırtmazsın ki zurna dürüm zurna dürüm bütünlüğünü korusun. Buna Clarion Integrity Border, ya da kısaca CIB diyebiliriz (fig 2).
fig 1

fig 2

Dürümümü bu şekilde asla dökmeden düzgün bir biçimde yiyip ayranımı da yanında gelen pipeti kullanmadan köpüklerini ayran bıyık yapacak şekilde içip tam anlamıyla görsel bir şölen yaşattım çocuklara. Artık zurna dürümü kompanse edecek kaloriyi yakma yürüyüşüne çıkabilir, günüme sağlıklı bir şekilde devam edebilirdim. Yürüyüşe çıkmadan kısaca sosyal medya hesaplarıma bakayım dedim. Ve ilgimi çeken bir görüntüyle karşılaştım. Dünyaca ünlü cips markası Patos, çiğ köfte aromalı cips çıkarmıştı. Maceram daha yeni başlıyordu.
macera

22 Eylül 2016 Perşembe

ips her şeye rağmen hayat çok güzel

ah ulan
her şeye rağmen
yaşamak ne güzel
kalbim paramparça
olsun o da ne güzel
ah ne mutluyum
ah ne güzel ne güzel
ah çok şükür yaşıyoruz.

28 Haziran 2016 Salı

At var

At görünce çok sevinen insanlar var. At görüyor mutlu oluyor. Ben at görünce mutlu olan insan görünce mutlu olabilirim.


25 Haziran 2016 Cumartesi

Gün geçmiyor ya da geçiyor bilemiyorum. Yazıyı 11 dakikada yazmışım.

Geçmeyen gün yapmışlar. Bir grup isveçli bilim adamı kafa kafaya vermiş ve bunun formülü bulunmuş. Ama tıpkı ilaç lobisinin kanserin ilacını bilip de yaymadıkları gibi bu icat da kötü ellerin eline geçmesin diye saklı tutuyorlar. Çünkü iş yerlerimizin patronları olur olmadık zamanlarda açıp bizi çok daha fazla çalıştırabilirler. Bugün ama heralde deneme amaçlı bu aleti açtıklarını düşünüyorum. Maşallah en az 3 saattir saat 20:30. Sanki sonsuza kadar sekiz buçuğa mahsur kaldım. Korku filmi gibi ama tam da değil çünkü sekiz buçuk da baya eğlenceli bir saat. Bi de bugün cumartesi yani. Bir dünya düşünün sonsuza kadar cumartesi saat sekiz buçuk ve mevsim de yaz. Bence olabilir.


24 Haziran 2016 Cuma

Büyük cümleler kurmak istiyor muyum? Ya da bireyin kişisel çıkmazları

İnsanlar çok acayip cümleler kuruyor. "Din toplumların afyonudur" mesela. Bakınca muazzam. Ne bileyim mesela "Tek bildiğim şey bir şey bilmediğimdir" falan. Harika. Hayatta hiç ciddi cümleler kuramadım. Zaten hayatı ciddiye de alamadım. Hayat da nedense beni çok ciddiye aldı ya. Üstüme striptizciye para yağdırır gibi sorumluluk yağdırdı. Yoo dostum ben hazır değilim. Emlak vergisini sadece monopolyde görmek istiyorum. Arabanın muayenesi mi gelmiş? Neden?

Çocuk olmak istiyorum. Bütün gün karınca yuvası izlemek istiyorum. Bisikletten düşeyim dizim parçalansın. Bence insanlar çocuk olmak için alkol içiyor. Iqyu komple kapatalım istiyor. İnsanlar çocuk olmak için alkol içiyor ama ölmek için de sigara içiyor. Çocuk ölümleri ne kadar üzücü aslında. Ama hepimiz çocuk olmak ve ölmek istiyoruz.

Hayatı çözümlediğime göre gidip bir bira içebilirim. Aptal olana kadar içmek istiyorum. İyi ki doğdun fevzican, çocuklara ve ölümlere içelim.

güvercin ordun çok güzelmiş abi hayırlı olsun

Bugün fcyle sahilde oturuyoduk. Yavaş yavaş ekmek ata ata önümüzdeki 3 güvercini kısa bir sürede 6 güvercin 2 karga ve 1 serçeden oluşan dev bir birliğe dönüştürdük. Bu sırada önümden geçen çocuk bana bir laf atacaktı ve beni çeşitli düşüncelere gark edecekti........



"Abi dövmeler şekilmiş" dedi genç adam. Hayat beni ne ara bu konuma getirdi ya. Tek meziyetim dövmeli olmam mıydı lan. Neden "abi eğitim hayatın gerçekten çok başarılı" ya da "abi yalnız sakal renginin tonunu çok beğendim" değil ki? Çocuk yürüdü gitti, kuş ordumuz dağıldı, sandviçlerimiz bitti. Giderken abi güvercin ordunuz çok güzelmiş hayırlı olsun demedi.

11 Haziran 2016 Cumartesi

dada

dada bir aynaya akan sudur zaman mı akıyor su mudur?
bugün dergi ile ilgili önemli gelişmeler oldu blok. dada damarım damardı.
sonra bir arkadaşım geldi hayli üzgünlüğüm geçmişti. bastırmayı bilmiştim. ben aslında çok duygusalım blok. ama mantığıma o kadar güveniyorum ki duygularımmın aklımı ele geçirmesine izin vermiyorum.
bana sen dejeneresin dedi.
ama artık ona karşı nasırlaştığım için "sensin slk" dedim.
sonra okula da geç kalmıştım. recebi çok az gördüm.
eve giderken çok yorgundum, bende bir parfümeriye girip aseptine diye çocukluk annem kremi aldım. çiçek özlü.
---2011---

zamanında yazıp yayınlamadığım bir yazı. kimbilir ney

çok değiştik.

en son yayınladığım yazıdan beridir çok değiştim.
eskiden millet hayırdır durgunsun derdi.
şimdi eğlenceli olunca ooooo eski caniş diyorlar.
öyle.
başka da şeyler oldu.
yere düşen şeyleri yemek konusunda o kadar da seçici davranmamaya başladım.

4 Aralık 2013 Çarşamba

yeni dalga - illa konuşmak mı lazım

ya bazen gerçekten anasını avradını sikeyim diye bağırıp çeşitli eşyalar kırıp, öfkemi avam insanlar gibi yaşamak istiyorum ama kültürlü geçmişim, yetişme tarzım ve sofistike yapım bunlara izin vermiyor. o yüzden bu şarkıyı falan dinliyorum sakinleştiriyo sağolsun. çok içim sıkılıyo ya benim.


4 Ocak 2013 Cuma

Okulda ne kadar sıkılınabilir ki?

Selam genşler

Şu an istanbulun güzide okullarından xxxxxxxx üniversitesinden yazıyorum, ve üzülerek söylüyorum ki çok sıkıldım lan. O yüzden size sınıfımdaki belli başlı insan tiplerinden bahsedicem.

Tip 1
Bunlar böyle tam dersane insanları gibi. Böyle bi eşofmanla gelmeler falan, spor var mı? Var diyor ancak sori dostum götün başka şeyler söylüyor. Sabah akşam börek yiyorum diyor. Halı sahaya adam topluyodun geçen, o spor sayılabilir aslında, bi de biraz tikisin.
salı günü boş muyuz?


Tip 2
Siyah tayt altı ugg üstü hoodie kız. Çok organize bi örgütsünüz sizden çekiniyorum biraz. Bizim ekonomi bölümünde bi de bahçeşehirde faaliyetleriniz yoğunlaşmış gibi görünüyor. Amacınızı tam anlamadım ama siz telefonda çok yüksek sesle konuşurken kulak misafiri olduğum kadarıyla bi yeni dünya düzeni fikirleriniz var gibi.
ay salak kız ya moralimi bozdu



Tip 3
Bunlar spor yapıyo, elma falan yiyolar sınıfta. Birbirlerine çok yakınlar, sürü gibi aslında. Ya da çok mu geyler bilemedim. İki üç kişiler daha tam organize olamamışlar. Olmayın zaten ne gerek var, polis örgüt sanar aileniz üzülür falan.
bençte kaç basıyon?


Tip 4
İşte en çok size üzülüyorum. Sen ince ve uzunsun, saçların kıvırcık ve uzun. Çok çirkin kazakları çok çirkin pantolonlarla giyiyosun. Sanki itü makine öğrencisisin yanlışlıkla buraya gelmişsin gibi. Amerikada üniversite diyince akla gelen o biralar partiler falan ya, türk üniversitesi diyince aklıma gelen sensin. Ketılda yumurta yapan ufoda omlet yapan da sensin. Beni çok soğuttun herşeyden ya. Off. Vazgeçtim lan hiç üzülmüyorum sana. Öl git.
bugün bulaşıkları kim yıkıyo?



İşte böyle ya. Sonrada niye okulu sevmiyosun diyosunuz. Sevdiğim insanları tenzih ederim, siz kendinizi biliyosunuz.




22 Kasım 2012 Perşembe

iki elimizle bir siki doğrultamadık ya la

Sevgili blogseverler,

Bu blogu ilk açanda kafamızda çok güzel fikirler vardı. Serseriliklerimizi yazıcaktık, bişeyler falan komik yazılar olacaktı. Amma velakin hem serseriliklerin dozu düştü hem de biz mi düştük noldu öksüz yetim kaldı blog. Sözlükten bahsetmiyorum bile zaten, ben bile girip bakmıyorum muhtemelen bu vahşi batı çalıları yuvarlanıyodur. Adı tumbleweed onun, onu da öğrenin siz bilmiyosunuzdur diye yazdımdı.


bkz: tambılviyd
Neyse efendime söyleyeyim bu arada serserilikler olmadı mı? Oldu tabi. Ama onları yazacak hevesim kalmadı. O yüzden şimdi yeni bir blog açacağım, belki o daha komik olur, belki onu daha çok seversiniz. Linkini burdan paylaşırsam ayıp mı olur ki? Gerçi paylaşsam nolcak amk geçen ay bir kişi bakmış bloğa. Havaya konuşuyorum sanki.

Havaya konuşuyor

Neyse, bakalım bu yazı bir veda yazısı mı olacak, yoksa yazmanın tadını alıp burdan devam mı ederim bilemedim. Şu diğer bloğa bi başlıyim de bakalım ondan sonra görürüz. Hadi kendinize iyi bakın.

Yazmanın tadı


22 Haziran 2012 Cuma

ipster'lar!!! noluyor bize yaa. çok kötü hisediyorum kendimi. dağılcaz bişi olacak diye. biliyorum yaklaşık 3 aydır pek oralara gelemedim. herhaftasonu kadıköy talimi yapmaktan kalabalıktan çok sıkıldım dostlarım. yalnız kalmıya oturmaya ihtiyacım vardı. şimdi ev buldum fln orda otururum hep gelirsiniz diye pembe hayaller kuruyorum.n ne bileyim, bazı günler mesela ezgi gelir az dedikodu yaparız çay demleriz. en çok mesela özgünün gece sıkılıp elifle ailesiyle tartışıp darlanıp birer bira kapıp bana geldiğini hayal ediyorum. can komşular gelirse falan atarlanır, neden olmasın? sonra elif bana gelir grafik şeyler yaparız. tartışırız. benden kitap yürütür. oından yürüttüğüm kitapları geri alır. anlaşırız bi şekilde. burak ve ayşişle double date yaparız. ben burakı beklerim yada merdivenlerinde azcık yürür beni eve bırakır sonra işte iş güç. fecoş gelir kalır simitli çaylı sigaralı kahvaltı ederiz. resimlerime yorum yapar. sonra ipsterları konuşuruz herkesin sıradan özelliklerini çok özelmiş gibi anlatır ben de dinlerim. recep gelir hiç de gitmez. ay sıkılırsam çok açık açık söylerim. ortaköyde hep bizdeydi. sıkılmamıştım hoş. ama hep bizdeydi. ne güzel! boğaçlarla aynı mahalledeyiz, erasmus cogitosuyla denk geliriz felan hello derim. gülümseşiriz. berker evimde sızar. çok horluyor sonra. sizlerden yardım isterim. müge zaten hep bendemiş gibi kalır. ama kesin eker. sevmesem de alışırım. ne bileyim böyle şeyler olur. ama bu sıra herkes de benzer bir uzaklaşma var zaten. kimse kimseyi eskisigibi aramıyor. belki benim yakalandığım hastalığa yakalanmıştır herkes. ama ipsterlar korkuyotum be anam. burak a olan küstümcülüğünüz çok ciddi midir? fc ye olan tavrınız geçici değil midir? elifle aram açık ama kapanır dimi? müge başka arkadaşlar bulup onlarla müzik yapmaya başlayıp bizi unutur mu? burak iyice memur olur ve yaşının adamı olup bizi bırakır mı? zeynoş grubumuzun uzaktan kumandası olmanın dışında içimize sinse ya? ne bileyim. herkes birbirini sevsin istiyorum. fc'ye olan çok coşkun sevgimizin yerini alan "sıkıcısın sen!" geyiği belki onu artık sıkmıştır ama fc süper bi insan onu çok seviyorum, bence herkes de seviyor, geçen fcyle konuştuk daha ben banuyla küs bile değilken onun duvarına yazdığım aşk dolu sözleri, eskiden beni ne çok seviyormuştunuz dedi. üzüldüm. ben hala fcyi çok seviyorum. onla tanıştığımda daha boğaçla cogito değildik. olympos zımbırtısı için itüye gitmiştik, onu aramıştık banuşla. eğlenmiştik bir ton. ne güzeldi. sonra o bi gün banada yaptığımız dönem ortaköydeki eve gelmişti, sonra gitmişti. belki burak ın da kötü bir dönemidir. bizim lagalugamızı kaldıramayacağısı vardır? bilmiyorum atıyorum sadecene de bence hiç kötü konuşmayalım ararsa açmam aramazsa aramam demiyelim. ilkokul teletabisi gibi konuşuyorum ama bu akşam çok efkarlıyım dostlar. ipsterlar kttler bozulacak diye öyle korkuyorum ki. hep birbirimizi sevelim görüşelim istiyorum. dergi çıkaralım sonra süper işler yapalım istiyorum. sizi çok seviyorum canım arkadaşlarım benim. siz de birbirinizi çok sevin! öpüyorum çav

29 Mart 2012 Perşembe

bakire misin nesin defol


bir takım olaylar sonucu farklı gecelerde tuysuzpopo nun kanepesinde başbaşa kaldığım tuysuzpopo nun farklı farklı arkadaşları tarafından şahsıma yöneltilen bir soru cümlesidir "bakire misin?"
öyle üzülüyorum ki blogcum. halbüse istemiyorum yani. istemiyorum senle sevişmek istemiyorum!
bi siktirin gidin çay koyun ya!

İsmi Lazım Değil Bi Arkadaş Var

Naber blog?

Bayadır yazmıyodum zira keyifler meyifler taşşak işi biraz blog yazmak, istemeyince olmuyor. Hazır bahsedicek konu da varken yapıştırayım dedim bişeyler.

Blogcuğum, ismi lazım değil bir arkadaşımız var, yazık mart da geldi, bi türlü buna hayırlısıyla bir kısmet bulamadık. Ha bulduk, bulduğumuz ya ayı çıkıyor ya öküz çıkıyor. Ortamlar mı yapmadım, mumlar mı yakmadım yok romantik mekan mı hazırlamadım. Yok ama olmayınca olmuyor.
Hayır bi de hep benim bulduklarım böyle çıktı. Benim itibarıma oluyor olanlar. Gerçi ortada böyle bi kızışmış kedi durumu da yok ama, ne biliyim insan arkadaşı için sorumlu hissediyor kendini.
Bakalım arkadaşım talihsizliğini üstünden atıcak mı? Belki o bu mevzuyu atlatırsa ben de şu kabız gibi yazı yazamama sendromumu atlatırım ne dersin? Bence olur mu olur. Öpüyorum

16 Mart 2012 Cuma

benim onu sevmediğimi düşünüyor, ben de onun beni sevmediğini düşünüyorum.
sigaraya başladım hep içiyorum artık.

15 Mart 2012 Perşembe

kadın şiiri

mutfakta eski anneler gibi, küçük ve kahverengi seramikli
sigara, bulaşık ve dedikodu ne zararsızdı eskiden
ve lipton yeni çıkmıştı, sadece zenginler alırdı
katlanabilirdi eşyaları, insanları katlanılabilir
kırılan bardaklara neden o zamanlar çok kızılırdı yine de
artık bardaklar değerlerini yitirdi narenciye sıkacakları ile
bir tek oyuncak ayım değişmeden kalabildi.

13 Mart 2012 Salı

jaguar

sonra uyurken elim yanağıma değdi ve elim benim elim değildi, jaguarın eliydi sonra jaguarın gözlerini gördüm ve en tehlikeli jaguarların gözleri jaguar gibi bakmayan gözleridir. tüylerim ürperdi ama elim kendimi sevdi, jaguarın eli gibi. ve orada durdu jaguarın yüzü. sonra elimi bileğimden kavrayan jaguar onunla yanağıma dokundu ama o el benim elimdi ve elimi tutanda jaguarın eli.

11 Mart 2012 Pazar

Sözlük Çok Bozdu

Upuzun entrileri yazıyorum, pıt bozuyor kabul etmiyor puşt. Yine sinirlendim!

10 Mart 2012 Cumartesi

süt

o kadar aşığım ki şu an, saldırılara cevap bile veremiyorum.
onu bırakın kadıköye gelemedim!
garip olaylar dönüyor.

9 Mart 2012 Cuma

Rastgele

i m milk dünü pazar ilan ededursun. Gerçek haftasonu geldi genşler.